Çin’deki “Hak İhlallerine” Bir Yenisi Eklendi

0

Pekin’deki evinden polis tarafından götürülen Doğu Türkistanlı muhalif aydın Tohti’nin halen nerede tutulduğu bilinmiyor. Dünya Uygur Kongresi’nden “Çok ciddi kaygı duyuyoruz” açıklaması yapıldı.

Çin’in başkenti Pekin’de geçen hafta polis tarafından gözaltına alınan muhalif Uygur akademisyen İlham Tohti’nin nerede tutulduğu halen açıklanmazken, Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, o günden beri haber alınamayan Tohti’nin hayatından endişe duyduklarını söyledi.

Pekin yönetimi, ülkenin batısındaki Doğu Türkistan’a (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) yönelik uyguladığı politikalarını eleştiren Uygur ekonomi profesörünün, gözaltına alındığı geçen haftadan bu yana nerede tutulduğu ve neden gözaltına alındığına ilişkin bilgi vermiyor. Kaldığı evden yaklaşık 30 polis eşliğinde götürülen Tohti’nin durumu açıklığa kavuşturulmazken, gözaltı süresi ve tutuklanıp tutuklanmayacağı ise henüz belli değil.

Muhalif tutumu nedeniyle daha önce de güvenlik güçleri tarafından birkaç kez gözaltına alınıp serbest bırakılan Tohti’nin durumunu doğrulayan Çin makamları, Uygur muhalifin “Kanunları çiğnediği şüphesiyle gözaltına alındığını ve konunun yasalar çerçevesinde ele alınmakta olduğunu” söylemekle yetiniyor.

Çin resmi basınında da Tohti’nin gözaltına alınmasına ilişkin haberlere yer verilmezken, önceki gün Global Times’da yayınlanan yazıda, 45 yaşındaki muhalif ekonomi profesörünün, hükümet politikalarını eleştirmedeki amacının “bölücük olduğu” iddia edilmişti.

Ders vermesine izin verdiği için Tohti’nin akademik çalışmalarını yürüttüğü Minzu Üniversitesi’ni de eleştiren gazete, Uygur muhalifin “sıradan bir akademisyen olmadığını, Uygur Kongresi ve yabancı medya ile ilişkileri olduğunu” öne sürmüştü.

“Tohti için ciddi kaygı duyuyoruz”

Kayseri’de yaşayan Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Pekin’de gözaltına alınan ve 5 gündür kendisinden haber alınamayan İlham Tohti’nin hayatından endişe ettiklerini söyledi.

Tohti’nin 15 Ocak’ta 30 polis tarafından evine yapılan operasyonda, hasta annesi ile birlikte gözaltına alındığını belirten Tümtürk, “Tohti’den o günden beri haber alamıyoruz. Çok ciddi kaygı duyuyoruz. Ne tür psikolojik baskı ve işkence uygulanıyor bilmiyoruz. Dünyadaki insan hakları kuruluşlarından, vakit geçirmeden bu konuyla ilgilenmelerini, Çin’le müzakere etmelerini ve İlham Tohti’ye sahip çıkmalarını istiyoruz. Çin’de insan hakları ihlalleri zirvede. Bir an önce gerekli girişimlerin yapılması gerekiyor” dedi.

Çin yönetimi “hukuka aykırı” uygulamalarıyla hem Uygur Özerk Anayasasını hem de uluslararası hukuku ihlal ediyor

Ekonomi profesörü Tohti’nin, Doğu Türkistan’daki Çin yönetiminin “hukuka aykırı uygulamaları ve haksızlıklarına karşı sivil bir mücadele başlattığını” ifade eden Tümtürk, muhalif Uygur akademisyenin, katıldığı ulusal ve uluslararası birçok konferans, sempozyum ve panelde, “Çin yönetiminin Uygur Özerk Anayasası’nı ihlal etiğini, anayasada yer alan sosyal adalet, din ve vicdan hürriyeti, insan hakları ve özgürlükler bağlamındaki hiçbir maddenin uygulanmadığını dile getirdiğini” anlattı.

Tohti’nin, Çin yönetiminin “hukuka aykırı” uygulamalarıyla hem Uygur Özerk Anayasasını hem de uluslararası hukuku ihlal ettiğini, yazdığı makalelerde ve verdiği konferanslarda gündeme getirdiğine işaret eden Tümtürk, “Çin yönetimi bundan rahatsız oldu” ifadesini kullandı.

“Tohti’nin yazdıkları Çin’i rahatsız etti”

“Çin yönetiminin, bir bilim adamının düşüncelerini, oradaki yanlışı dile getirmesine tahammül göstermeyerek Tohti’nin yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetlere katılmasını engellediğini” söyleyen Tümtürk, “İlham Tohti, Doğu Türkistan’da çıkarılan petrol, doğalgaz, kömür gibi yeraltı zenginliklerinin yanı sıra yer üstü zenginliklerinin Doğu Türkistan’ın gerçek sahipleri olan Uygurlar’a da pay edilmesi, onların da ekonomik refahının sağlanması gerektiğini birçok makalesinde vurgulamıştı. Bu Çin tarafını çok rahatsız etmekte” diye konuştu.

Muhalif Uygur akademisyenin açıklamaları ve uluslararası hukuka uygun taleplerinin Çin yönetimi tarafından zaman zaman sekteye uğratıldığını ifade eden Tümtürk, “Çünkü hakikatleri tüm dünya bir bilim adamının ağzıyla öğreniyor ve Çin’deki haksız politikalardan haberdar oluyordu” dedi.

İlham Tohti’nin, defalarca tutuklanmasına, kısa süreli gözaltına alınmasına rağmen daha önce serbest bırakıldığını hatırlatan Tümtürk, beş günden beri haber alınamayan Tohti için uluslararası insan hakları kuruluşlarının bir an önce harekete geçmesini istedi.

Çin’in muhaliflere tutumu “hassas”

Tohti, Çin’in gözaltına alınma durumunu gizlediği ilk muhalif değil. Ülkede yakın zamanda meydana gelen “kör muhalif” olayı da uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Çın Guangçın adlı görme engelli muhalif, 2012 yılının nisan ayında göz hapsinde tutulduğu memleketi Şandong eyaletinden kaçarak ABD Büyükelçiği’ne sığınmış ve o zamana değin güvenlik güçlerinin gözetiminde olduğu ortaya çıkmamıştı. Muhalifin ancak ABD büyükelçiliğine sığınmasının ardından durumu anlaşılmıştı.

Çın, Çin’in her aileye tek çocuk kampanyası çerçevesinde kadınların kürtaja veya kısırlaştırılmaya zorlanmasına karşı kampanyalar yürütmüştü. Engellilere daha iyi davranılması için de çalışmalar yürüten “Kör muhalif”, 2006 yılında trafik akışını engellediği ve maddi hasara yol açtığı gerekçesiyle hapsedilmişti.

Benzeri durumlarda kamuoyuna karşı “tamamen kapalı” bir siyaset izleyen Pekin yönetimi, muhalif tutum ve söylemlere karşı “hassas” bir tutum sergiliyor. Böyle durumlarda kamuoyunu net bir şekilde bilgilendirmezken, yabancı insan hakları kuruluşları Çin’in bu tutumunu sıklıkla eleştiriyor.

İLHAM TOHTİ KİMDİR?

İlham Tohti 1966 yılında Kaşgar’a bağlı Artuş ilçesi Üstüntağ kenti, Şoruk köyünde bir çiftci ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Artuş’ta tamamladı. Pekin Uluslararası Üniversitesi İktisat Fakültesini tamamladı ve aynı üniversitede öğretim üyesi oldu. Tohti, Uygur meselesinin Çin anayasası ve sözde Özerk bölge yasaları ile evrensel hukuk ve insan hakları çerçevesinde diyalog ve barışçıl yöntemler temelinde çözüme kavuşturulması düşüncesini benimsedi, bu yönde bir çok çalışmalar yaptı.

Pekin’de öğrenim gören Doğu Türkistanlı öğrencilere yönelik milli bilincin güçlendirilip geliştirilmesine yönelik çeşitli sahalarda çalışmalar yaptı. Onlara “Liksiye Sözleş” (Uygurlarla ilgili belirli konularda fikirlerini açıklama) adı altında periyodik olarak konferanslar tertip etti. Yabancı ve Çinli bilim adamları, yerli yabancı gazeteciler Çinli demokrat aydınlar, entelektüeller ile tanıştı ve diyalog kurdu. Birçokları ile özel dostluklar tesis etti. Bunlardan en önemlilerinden biri de halen hapiste bulunan ve 2010 yılında Nobel Barış Ödülüne layık görülen Çinli yazar ve siyaset bilimci Liu Xiao Bo’dur. Bu kişileri, soydaş ve dindaşlarına Çin yönetimince uygulanan baskı, zulüm, etnik soykırım ve ekonomik ayrımcılık, kültürel soykırım ve hak ihlalleri hakkında bilgilendirdi. Onların Uygur problemi ile ilgili fikir ve görüşlerini kamuoyuna yansıtmalarını sağladı. Çinli muhalif aydınların toplandığı çeşitli mahfillere iştirak etti. Bu mahfillerde Uygurların maruz kaldığı haksızlıkları ve Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerini batı ve Çin kamuoyunda sürekli dile getirdi.

Pekin’de bulunan yabancı misyon temsilcileri, batılı haber ajansları ve STK temsilcileri Doğu Türkistan ile ilgili kendisinin görüş ve düşüncelerine başvuruyorlardı. O, bütün bu faaliyetlerinde çok iyi bildiği yasalara uygun şekilde hareket ediyordu. Yabancı STK’ların ve insan hakları kuruluşları temsilcileri ve uluslararası medyanın Uygur problemi konusunda Pekin’de müracaat ettiği tek Uygur aydını olarak biliniyordu. Evi, bir kısmı Doğu Türkistan’dan getirilen Uygur ve Kazak Türkleri arasından seçilerek özel yetiştirilmiş polislerle özel Çin güvenlik birimlerince sürekli gözetim altında bulunduruluyor, temasları ve faaliyetleri sürekli gözetleniyordu.

2012’de Nobel ödüllü Çinli yazar Liu Xiao Yu’yu hapishanede ziyaret etmek isterken göz altına alındı.

2010 yılında Ege Üniversitesi’nce düzenlenen 4. Türk Dünyası Kültür Şöleni’ne davet edildi. Türkiye’ye gelmek üzere yola çıkarken, Pekin Havaalanı’nda Çin polisince gözaltına alındı. Zorla trene bindirilerek Çin’in bir sahil kasabasında 15 gün süre ile mecburi ikamete tabi tutuldu.

Geçen yılın Ocak ayında ABD Yale Üniversitesinin daveti üzerine bu ülkeye giderken uçağa binmesine izin verilmedi ve ziyareti engellendi.

Doç. Dr. İlham Tohti Doğu Türkistanlı entelektüellerce Ünlü Tatar aydını ve mücadele adamı Sultan Galiyev’e atfen “Uygurların 21. üzyıldaki Sultan Galiyev”i olarak anılıyor.

Ayrıntılı bilgi için; http://www.uyghurcongress.org/tr/?p=9538

Paylaş

Yorum Yap